Siyaset, politika ve belediyeciliğin “kuma” hikâyesi! « gazete35.com.tr

28 Ağustos 2026 - 17:15

Siyaset, politika ve belediyeciliğin “kuma” hikâyesi!

Siyaset, politika ve belediyeciliğin “kuma” hikâyesi!
Son Güncelleme :

28 Ağustos 2026 - 17:50

Siyaset ile politika…

Kimilerine göre aynı şeydir, kimilerine göre aralarında dağlar kadar fark vardır. Ama Gölge Adam’a sorarsanız, bunlar aynı evde yaşayan, aynı sofraya oturan ama çoğu zaman ayrı yataklarda uyuyan karı koca gibidir.

Birbirlerinden vazgeçemezler.

Küserler, barışırlar, birbirlerinin arkasından konuşurlar ama iş menfaat kapısına geldiğinde kol kola girmeyi de pek iyi bilirler.

Peki belediyecilik nerede?

İşte orası biraz daha enteresan!

Belediyecilik, bu evin sonradan gelen “kumasıdır.”

Ne evden tamamen ayrılabilir ne de evin gerçek sahibi olabilir.

Bir gün o tarafa yaranır, ertesi gün bu tarafa göz kırpar.

Bugün söylediğini yarın inkâr eder.

Dün eleştirdiğine bugün övgüler dizer.

Çünkü belediyecilikte herkesin bir hesabı vardır.

Kiminin hesabı sandıkta, kiminin hesabı makamda, kiminin hesabı ihalede, kiminin hesabı ise bir sonraki seçimdedir.

BEŞ YILLIK ÖMÜR!

Belediye başkanlığı koltuğuna oturanlara genellikle beş yıllık bir ömür biçilir.

Beş yıl…

Kimi için göz açıp kapayıncaya kadar geçer.

Kimi için ise makam odasının kapısını açıp kapatmak kadar uzun gelir.

Ama başkan halkına iyi davranmışsa, vatandaşın gönlüne girmişse, hizmeti gerçekten hizmet olarak yapmışsa o beş yıl uzar…

Uzar da uzar.

Çünkü sandıkta sadece asfalt, kaldırım, park ve bina konuşulmaz.

Halk, kendisine nasıl davranıldığını da hatırlar.

Kim selam verdi?

Kim kapısını açtı?

Kim vatandaşın derdini dinledi?

Kim seçimden seçime ortaya çıktı?

Kim makam koltuğuna oturunca halkı unuttu?

İşte sandık günü bütün bunların hesabı görülür.

KOLTUKTAN KALKINCA…

Asıl mesele başkanlık bitince başlıyor.

Beş yıl boyunca “halk için çalışıyorum” diyen bazı başkanlar, koltuktan kalktıkları gün garip bir hafıza kaybına uğruyor.

Sanki o koltuk hiç olmamış…

Sanki o makam hiç yaşanmamış…

Sanki o makamda otururken yapılan bütün icraatlar başka birinin eseriymiş gibi!

Kimi kabuğuna çekiliyor.

Kimi “Ben artık siyaseti bıraktım” diyor.

Kimi yeni bir makam arıyor.

Kimi eski günlerin özlemiyle geçmiş fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmaya devam ediyor.

Ama vatandaş?

Vatandaş unutmaz.

Çünkü halkın hafızası, belediye arşivinden daha kuvvetlidir.

Hele bir de o koltukta otururken “azimle çalışıyorum” görüntüsü verip, kendi cebini ve çevresini doldurmayı marifet sayanlar varsa…

İşte onların hesabı biraz daha ağır olur.

Çünkü makamın sahibi halktır.

Başkan ise sadece emanetçidir.

KOLTUKLARIN DA BİR SONU VAR

Gölge Adam yıllardır aynı şeyi söylüyor:

Makam geçici, yaptıkların kalıcıdır.

Bugün belediye başkanısınız.

Yarın eski belediye başkanı…

Bugün önünüzde dosya taşıyanlar var.

Yarın telefonunuza çıkmayanlar olabilir.

Bugün kapınızda bekleyenler var.

Yarın sizin kapınızda bekleyecek kimse kalmayabilir.

Ve işte o gün insan kendisine şu soruyu sormalı:

“Ben o koltukta gerçekten halka mı hizmet ettim, yoksa koltuk bana mı hizmet etti?”

Cevabı vicdan verecek.

Çünkü seçim biter.

Koltuk gider.

Makam tabelası sökülür.

Makam aracı değişir.

Koruma gider.

Danışman gider.

Kalabalık gider.

Geriye sadece insan ve yaptıkları kalır.

Tabii…

Ömrü varsa.

Gölge Adam bugünlük gölgede kalıyor.

Ama unutmayın:

Gölge kaybolabilir…
Halkın hafızası kaybolmaz.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.