Hayatta ne çok oyalanıyoruz aslında…
Telefonlarımız dolu, işlerimiz yoğun, gündemimiz karmakarışık.
Ama yine de biliyoruz: Meşgul olmak bir eylemdir, önemsemekse bir seçim.
Ve insan, en çok da kendi seçimlerinin ağırlığını taşır.
Bazı insanlar vardır, hayatımıza bir uğrar, bir daha da aynı yerden geçmez.
Gülüşü eksik, niyeti karanlık, sözü yamalıdır.
Onlara sevgi vermeye çalışırsın ama sevgi, herkeste aynı durmaz.
Kimine bir ışık olur; kimine de bir yük.
İşte o an anlarsın…
Bazı yüzlere sevgi değil, mesafe yakışır.
Çünkü mesafe, incinmiş bir kalbin kendine çektiği ince bir çizgidir.
Kalbin “Ben buradayım ama eskisi kadar yakın değilim” deme biçimi.
Zamanla şunu öğreniyor insan:
Sevgi dersin sararsın, çoğaltırsın…
Ama bazı ruhlar o sevgiyi taşımaya müsait değildir.
Ne omuza alır, ne gönle koyar, ne de kıymet bilir.
O yüzden mesafe, bir ceza değil; bir korunma halidir.
Ve evet…
Önemsemek bir seçimdir.
Kimi hayatına alırsın, kimi kalbinden çıkarırsın.
Kimiyle yükseğe çıkarsın, kimiyle çamura batarsın.
Bu yüzden en büyük cesaret, gönlünü hak etmeyene kapını kapatmaktır.
Sonunda şunu söylersin kendi kendine:
“Sevgi herkeste güzel durmuyor.
Bazılarına yakışan tek şey mesafe.”
Ve bu cümleyi kurabildiğin gün, bil ki büyümüşsündür.
Kırılmak pahasına değil; kendini koruma pahasına…