İnsanın kalbi… Kimi zaman öyle bir yol ayrımına gelir ki, akıl başka yöne çeker, kalp bambaşka bir yöne… İşte o an, “iki aşk arasında kalmak” denilen o karmaşık duygunun tam ortasındasınızdır.
Bir yanda geçmişin tanıdık sıcaklığı, alışkanlıkların verdiği huzur… Diğer yanda yeni bir heyecanın, belki de unuttuğunuz bir hissin yeniden canlanışı. Hangisi doğru? Hangisi gerçek aşk? Belki de her ikisi de değil, belki de her ikisi de birer parça “sizsiniz”.
İki aşk arasında kalmak aslında iki benlik arasında kalmaktır. Biri geçmişteki sizi temsil eder, diğeri geleceğe adım atmak isteyen yanınızı. O yüzden karar vermek zordur; çünkü bu bir seçimden çok, bir vedadır. Ya geçmişinize veda edersiniz ya da geleceğinizden vazgeçersiniz.
Aşk bazen iki kişilik bir oyun gibidir, bazen de tek kişilik bir savaş…
Kalbiniz ikiye bölünür ama bir taraf mutlaka daha yüksek sesle konuşur. İşte o sesi duymayı başardığınız an, karar da kendiliğinden gelir.
Kimi zaman doğru kişi yanlış zamanda çıkar karşınıza, kimi zaman da yanlış kişi doğru zamanda. Ama ne olursa olsun, aşk cesaret ister. Çünkü iki aşk arasında kalmak, aslında birini seçmekten çok, kendini tanımaktır.
Unutmayın…
Kalp iki kişiye değil, bir gerçeğe ait olabilir.
Ve o gerçeği bulduğunuzda, diğer her şey sessizleşir.