Dün sevindik… Cumhuriyetimizle yeni umutlarla doluyduk. Bugün üzgünüz… Çünkü hafızalarımızdan silinmeyecek bir acının yıldönümüne geldik. 30 Ekim 2020’de saat 14:51’de İzmir’i sarsan o korkunç deprem, Bornova ve Bayraklı başta olmak üzere birçok ilçede hayatı durma noktasına getirdi.
O felaket, sadece binaları yıkmakla kalmadı; aileleri parçaladı, umutları gömdü. Çocuklar, yaşlılar, gençler… Tam 120 canımızı kaybettik. Evlerinden, sevdiklerinden, geleceğe dair hayallerinden koparılan bu insanlar, bir günün saniyeleri içinde geride sadece anılar bıraktı.
Aradan beş yıl geçti. Zaman acıyı hafifletmez belki, ama hatırlamak ve unutmamak için bir fırsat sunar. Kaybettiklerimizi anarken, yaşamın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz. Ve bir kez daha soruyoruz: Önlemler yeterli mi? Binalarımız güvenli mi? Deprem gerçeğiyle yüzleşmek, sadece yas tutmak değil; aynı zamanda geleceğe hazırlık yapmak demektir.
Bugün, acıyı yüreğimizde hissederken, aynı zamanda dayanışmayı, birlikte olmayı ve yaşama tutunmayı da hatırlıyoruz. Kaybettiklerimiz için bir dakika sessizlik, bir dua, bir hatırlama… Ama geride kalanlar için de ders çıkarmak, önlem almak ve birbirimize sahip çıkmak şart.
Dün sevindik, bugün üzgünüz… Ama yarın, daha bilinçli, daha hazırlıklı ve daha umutlu olmayı seçebiliriz. Unutmayalım, anmak sadece acıyı taşımak değil; geleceği güvence altına almak için bir sorumluluktur.