Öğretmenim Canım Benim… Ama Ne Zaman “Canın” Oldu? « gazete35.com.tr

17 Nisan 2026 - 10:02

Öğretmenim Canım Benim… Ama Ne Zaman “Canın” Oldu?

Öğretmenim Canım Benim… Ama Ne Zaman “Canın” Oldu?
Son Güncelleme :

16 Nisan 2026 - 23:07

19 views

Bir zamanlar sınıf sıralarında, masum seslerle söylerdik:
“Öğretmenim canım benim…”

Bu söz, bir çocuğun dünyasındaki en saf duyguydu.
Sevginin, saygının ve güvenin ifadesiydi.
Öğretmen; yol gösterendi, el tutandı, karanlıkta ışık yakandı.

Bugün ise içimizi ürperten bir gerçekle yüz yüzeyiz.
Aynı cümle artık başka bir anlam taşıyor.
Sevgiyle değil, tehdit altında söylenen bir cümleye dönüşebiliyor:
“Öğretmenim… canın benim…”

İşte kırılma tam da burada başlıyor.

Bir toplumun en kutsal mesleklerinden biri olan öğretmenlik, artık sadece bilgi aktaran bir görev değil; aynı zamanda hayatta kalma mücadelesine dönüşüyorsa, burada ciddi bir çürüme var demektir.
Sorun sadece bir bireyin öfkesi değil…
Sorun, o öfkeyi besleyen sistemdir.

Şiddeti normalleştiren ekranlar,
saygıyı zayıflatan sosyal yapı,
otoriteyi değersizleştiren anlayış…

Bunların hepsi, o sınıfa giriyor aslında.
Sadece öğrenciler değil, dış dünyanın bütün karanlığı da giriyor o kapıdan içeri.

Eskiden öğretmenin gözüne bakmaya çekinen bir nesilden,
öğretmenine gözdağı verebilen bir noktaya geldiysek;
bu sadece eğitim sisteminin değil, toplumun ortak kaybıdır.

Çünkü öğretmen korkarsa,
gelecek susar.

Bir çocuğun öğretmenine duyduğu saygı;
aslında kendi geleceğine duyduğu saygıdır.
Bu bağ koparsa, sadece sınıflar değil,
bir ülkenin yarınları da sessizce çöker.

Şimdi kendimize dürüstçe sormalıyız:
Biz nerede yanlış yaptık?

Çocuğa sevgiyi öğretmeden başarıyı,
saygıyı öğretmeden özgürlüğü,
sorumluluğu öğretmeden hakkı anlatmaya çalıştık belki de…

Ama unuttuğumuz bir şey vardı:
Sevgi olmadan eğitim olmaz.
Saygı olmadan öğretmen olmaz.

Ve en önemlisi…
Öğretmeni korunmayan bir toplumda,
gelecek güvende olmaz.

Bir zamanlar içtenlikle söylediğimiz o şarkıya yeniden dönmek zorundayız:
“Öğretmenim canım benim…”

Ama bu kez sadece söylemek yetmez.
Gerçekten hissetmek,
gerçekten yaşatmak gerekir.

Yoksa o söz, bir gün tamamen anlamını yitirir.
Ve geriye sadece sessizlik kalır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.