Bu ay Sergi Konuşmaları’nda Ahmet Yakupoğlu’nun resim sergisi “Bir Hezarfenin İzleri” hakkında, sanatçının hayatından yola çıkılarak konuşuldu. Serginin küratörü Erkan Doğanay’ın moderatörlük yaptığı söyleşide Beşir Ayvazoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Kazlıçeşme Sanat’ta gerçekleşen program 14 Mayıs Perşembe akşamı saat 19.30’da başladı.
Ahmet Yakupoğlu’nun görsel sanatlardan musikîye uzanan, çok yönlü ve uzun soluklu sanat yolculuğu Sergi Konuşmaları’nda ele alınıyor. Yakupoğlu’nun hayatından anekdotlarla zenginleşen söyleşide moderatörlüğü serginin küratörü Erkan Doğanay üstlenirken Beşir Ayvazoğlu, Ahmet Yakupoğlu’nun özgün sanatçı karakterine dair konuştu.
“Yakupoğlu, istediği an fevkalade sanatkârane eserler verebiliyor.”
Beşir Ayvazoğlu, Ahmet Yakupoğlu’nun eserleri üzerine konuştu:
“Ahmet Yakupoğlu, şehrin dokusunu olduğu kadar tabiatın dokusunu da peyzajlarına yansıtıyor. Boğaziçi resimleri, kartpostalları andırsa da Yakupoğlu istediği zaman fevkalade sanatkârane peyzajlar yapabiliyor. Portre ressamlığı da iyidir. Hocası Feyhaman Duran da bir portre ressamıdır.”
“Ahmet Yakupoğlu, nadir bir örnek.”
Ayvazoğlu, Ahmet Yakupoğlu’nun taşradan gelip ulaştığı noktanın önemli olduğuna değindi:
“Ahmet Yakupoğlu, Kütahya’dan kalkıp gelmiş lise mezunu bir delikanlı. Çevresindeki ressamlar Batı’ya gidip gelmiş isimler. Böyle bir örnek az bulunur. Yakupoğlu’nun şansı 1941’de araştırma yapmak için Kütahya’ya gelen Süheyl Ünver’in onu keşfetmesi. Feyhaman Duran’a tavsiye edilmesi ve onun teşebbüsüyle Güzel Sanatlar Akademisine girmesi. Bu büyük bir şans, talih kuşu başına konmuş. Kabiliyeti de var. Akademi’ye girdikten sonra taşra çekingenliğini de atıyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı